Ordu-Giresun-Rize-Trabzon-Artvin Karadeniz Turu

Bozok Üniversitesin’den arkadaşlarla yaptığımız bu gezi de 5 il gezip gezi sonrası da Gürcistan’a çıkma fırsatı bulduk. Çok eğlenceli geçen gezilerimden biriydi diyebilirim.

İç Anadolu’dan Karadeniz’e ulaşmak biraz uzun sürse de güne Ordunun içinden geçerken uyandık. Ordu sahil kıyısında kısa bi mola verip fotoğraf çektikten sonra yolumuza devam ettik.

Kahvaltıyı Giresun kalesine çıktık. Manzaranın eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Karadeniz’in serin havası bizi üşüttü tabi , yaz mevsiminde de olsa uzun kollu giysiler almak gerekiyor. Yeşille mavinin buluştuğu nokta Karadeniz olabilir. Hırçın dalgalı denizi ve yeşilin yüzlerce tonunun bulunduğu dağları insanı Karadeniz’e hayran bırakıyor.

Bir sonraki durağımız Trabzon’da ki Ayasofya Cami oluyor. Trabzon’un Ayasofya mahallesinde bulunan hem cami hemde müze olan bir nokta.

Turistik açıdan oldukça kalabalık olan cami bahçesinden şehri ve kıyı şeridini izleyebilirsiniz. Fotoğraf çekmek için mükemmel bir yer.

Trabzon’da ki bir diğer önemli yer ise Atatürk Köşkü , soğuksu mahallesinden bulunan  çam ormanları içinde yer alan çok güzel bir mevkiye sahip köşk. Atatürk ilk kez 1924 de Trabzon’a geldiğin de bu köşkte ağırlanmış.

Daha sonra ise köşk Trabzon valiliği tarafından Atatürk’e temlik edilmiş. Atatürk’ün vefatından sonra da köşk müzeye dönüştürülmüştür. Müze haftanın 7 günü açık , her hangi bir giriş ücreti alınmamakta.

Ayder yaylasına doğru yola çıktık. Karadeniz’in kıvrımlı ve inişli çıkışlı yolların da seyahat etmek hiç kolay değil. Ayder yaylası Rize Çamlıhemşin ilçesinin 19 km güneydoğusunda yer alan bir bölge.

Ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı bu bölgeye çıkarken irili ufaklı sayısız dere , şelale görmek mümkün. Yaz sezonunda giderseniz oldukça yoğun bir bölge özellikle de büyük şehirlerden gelen tur otobüslerini görmekten sıkılıyorsunuz.

Ayder yaylasında yeşilinin her tonunu görmek mümkün. Gittiğiniz zaman hissedersiniz , çok farklı bi havası var. O bölge de yaşayan insanlar çok şanslı bence. Gezerken dikkatimi çeken bir diğer konu fazla sayıda otel ve fast foodcu olması. Ayderin doğasına aykırı bir şekilde inşa edilmiş , estetik güzellikten uzak böyle onlarca otel olması üzücü.

Ayderin ardından Uzungöle geçiyoruz. Hiç şüphesiz Trabzon denilince akla gelen ilk yerlerden birisi Uzungöldür. Kaçkar sıradağlarının etrafını sardığı Haldizen deresinin doldurduğu Uzungöl kesinlikle görülmeye değer güzellikte bir göl.

Türkiye’nin yağmur ormanları denilebileceği bir arazi de bulunan göl Trabzon’a 100 km kadar uzaklıkta.  Uzun göle geldiğiniz de gölün etrafındaki yaylara yürüyüş düzenleyebilir. Göl kenarın da bi şeyler atıştırabilir yada bizim yaptığımız gibi bisiklet ile Uzun göl etrafında gezebilirsiniz.

Hemen yakında bisiklet kiralayabileceğiniz bir çok işletme mevcut. Fiyatlar da zaten bir birinin aynısı. Uzungöle gelmişken manzaranın tadını çıkartın , bol bol fotoğraf çekin , bisiklet turu yapın öyle gidin. Karadeniz gezim ile ilgili aktaracaklarım şimdilik bu kadar. Başka bir gezi yazımda görüşmek üzere.

Fotoğraflar Canon EOS 700D ile çekildi.

Unutmayın “Evde oturan erken ölür.”

 

Comments are closed.